|
Taviz vermeden
Hiç bir kuşkuya yer yok. Tartışmaz eşitlikten, özgürlükten, haklıdan, adaletten, sevgiden, değerlerden, erdemden, barıştan, dayanışmadan, paylaşımdan yanayız. Sadece bunlara taraf değil, aynı zamanda bunların insan
hayatında daha yaygın hale gelmesi için kendi yaşantımızdan başlayarak bir mücadele vermekteyiz.
Başta maddi olmak üzere bir bütünen dünyada büyük bir haksızlık, adaletsizlik var. Küçük bir azınlığın dışında insanlığın büyük bölümü yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşamaktadır. Maddi anlamda dünyanın zenginlikleri
küçük bir azınlığın tahakkümü altındadır. Adaletsizliğin, zulmün, insan hayatının anlamsızlaşmasına, değersizleşmesine, insanın mutsuzlaşmasına giden yol bu maddi noktadan başlamaktadır.
Bazı iyi niyetli insanlar inandı. Bu haksızlıkları yapanların bir gün hatalarını göreceğine ve yaptıkları yanlışları düzeltecegine inandı insanlar. Bütün samimiyet ve iyi niyetleriyle dünyanın zenginliklerini
ellerinde tutan insanların hatadan döneceklerine inandı iyi niyetli insanlar. Ancak niyetleri ne kadar iyi olursa olsun, bir işe yaramadı. Aksine, haksızlık yapanlar çoğaldı. Gücü yeten güçsüz olanı ezdi. Akıl almaz
rekabetçilik başladı. Her şey maddiyat çelişkisi etrafında şekillendi.
İnsanlar maddiyatı düşünmekle erdemli değerleri unuttular. Her şey paraya endekslendiği için, insani olan ne varsa dışlandı. Yalan, haksızlık, hilekârlık, üçkağıtçılık, sahtekârlık bir yaşam biçimi haline geldi.
İnsani değerleri savunanlar ve inadına insani özlerini korumaya çalışanlar aptal yerine konuldu. İnsani olan ne kadar güzellik varsa; art niyetli, maddiyatçı kimseler tarafından kullanıldı. Çıkar uğruna her değer
harcandı. İşte şimdi böylesi bir toplum gerçeğinde yaşıyoruz. Birileri abartıldığını düşünse de, bu bir gerçektir!
Elbette bir bütün halinde dünyada bir cennet kurulacağını iddia etmiyoruz. Ne var ki, mevcut yapıdan çok çok daha iyi bir yaşamın, insanca bir yaşamın mümkün olduğunu iddia ediyoruz. Maddiyatın geri planda olduğu,
insanın merkezde olduğu, insani güzelliklerin, değerlerin yüceltildiği, dostluğun, paylaşımın bir yaşam biçimi olduğu bir yaşam mümkün! Bize düşen; insani olan
değerlerimizden taviz vermeden, iyiye götüren bu yaşam biçimimizin sahibi olmamızdır. Böylesi bir yaşam, en değerli yaşamdır.
|