|
Para, Haysiyet
Kim ne derse desin para insanı insan etmez. İnsanı insan eden erdemleridir.
Para seni adam etmez
Dostluk seni sultan eder
Mala mülke güven olmaz
Dünya sana baki kalmaz
Sanma gider böyle devran
Geçti burdan nice kervan
Hani paşa hani ferman
İşte burda Pir Sultan
Birisinin sömürüden, haksız kazançtan, zalimlikten dolayı parası, maddi birikimleri var diye bu, bu kişinin gerçek manada insan, erdemli insan olduğu anlamına gelmiyor. "Her para sahibi kötü insandır" demek
doğru değil. Ancak para babalarının çoğunluğu paralarını haksız yollardan kazanıyorlar. Başkalarının emeklerini sömürerek para sahibi oluyorlar ve bu sahip oldukları paralarla her türlü haklara sahip olduklarını
sanıyorlar. Klasik bir söylem olarak algılanmasın. Para sahiplerinin çoğunluğu paralarını başka insanları sömürerek elde etmişlerdir. Bu genel ve tartışma götürmez bir doğrudur.
Elbette insan maddi anlamda gelişmiş olabilir. Ancak bu maddi üstünlüğünü diğer insanlar üzerinde tahakküme dönüştürdüğü vakit maddiyatının bir anlamı kalmadığı gibi, insani bütün değerlerin yitimi demektir.
Her şeyden önce insan kişilik ve onur sahibi olmalıdır. "Para sahibi onursuz ve kişiliksizdir, parasız fakir olan da onurlu ve kişilik sahibidir" gibi bir genelleme ortaya çıkmasın. Her paralı onursuz, her
parasız da onurlu değildir. Paralı ve parasızdan önce gelir insanlık onuru.
Bölük pörçük de olsa anlatımlarımızla şunu belirtmek istiyoruz: birilerinin ekonomik gücü gelişmiş olabilir. Mal sahibi, mülk sahibi olabilir. Adı, şanı olabilir. Toplumda kişiliğinden ziyade maddi gücünden dolayı
saygı görebilir. Ancak gerçek anlamda onurlu ve şerefli bir insan olmak için bunlar yetmez! Belki bazı şerefli insanlar toplumda hak ettiği saygıyı görmüyorlar. Bunların paraları yok diye, maddi birikimleri
yok diye saygı görmemeleri toplumsal manada utancın en büyüğüdür. Ne yazık ki toplumsal gerçekliğimizde insanın kişiliğinden ziyade cüzdanının şişkinliğine göre değer veriliyor. Bu değeri verenler utansın. Gerçek
insaniyetin gereği olarak değil de, parası var diye en şerefsiz olana değer verenler utansın. Keşke bu tür insanlarda hicap duygusu olsa da utansalar. Ancak yok. Bunların yaşamını belirleyen çıkarlarıdır.
Bunların sesi çok çıkıyor olabilir. Bunlar en soysuz ama paralı insanı baş tacı edebilirler. Gerçek manada insan onurunu temsil eden ve mütevazi yaşamıyla bu onuru yukarılara taşımak isteyen ama parası olmayan
insanı dışlayıp aşağılayabilirler. Bilirler değil, bunlar çokça da yaşanan gerçeklerdir. Ancak ne var ki, haysiyet ve onur, paradan ve her şeyden önce gelir. Bu tür çıkarcılar paraya değer verirler, insani haysiyete
değil. Öyleyse bu tür çıkarcıların onur sahibi insanlarla dostluk kurmalarına neden ihtiyaç duyulsun. Bunların dostluğu zaten parayadır. İnsanın kişiliğine değil, paraya göre muhabbetleri vardır. Haysiyetli
birisinin bunlara ihtiyacı yoktur.
Haysiyetli ve onurlu bir insan, çıkar üzerine kurulan ilişkiler yerine ortak değerler etrafında dostluklar kurar. Bu dostlukların bitmesi mümkün değildir. Çıkarcıların dostluğu para olana kadardır. Para bitince
dostlukta biter. Ama ortak değerler, düşünceler, tutkular, duygular etrafında kurulan dostluklar, insan onurunun yüceliği etrafında kurulan dostluklar, sonsuza dek sürer. Belki büyük bir iddia olarak görülebilir ama
esasta bu tür dostluklar sadece bu dünyayla sınırlı kalmaz. Özlenen de, aranan da bu tür bir dostluk değil mi? Varsın paramız için bizi seveceklerse hiç sevmesinler daha iyi. Bizi biz olduğumuz için seven, saygı
duyan, paylaşan insanlara ihtiyacımız var. Yaşamın anlamına bu tür dostluklar çok şeyler katarlar. İnsanın böylesi dostları olunca maddiyata gereksinimi olmaz. Elbette maddiyatta olmalı, ancak dostça bir
gülümseyişin yerini hiç bir maddiyat dolduramaz. Kendimizden başlayarak bir dostluk deryasının oluşmasına vesile olalım, katkı sunalım.
|